Vaslui etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vaslui etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağu 2012

FENERBAHÇE NERDEYSE, BİBER GAZI ORDADIR !!!

Dün Fenerbahçemiz serin bir galibiyet aldı.

Kah iyi oynadı, kah kötü, ama turu atladı. Saha içine söylenecek sözü olan insan çok iken ben es geçmeyi tercih ediyorum. Ne de olsa sahada ki futbol değil bizi Fenerbahçeli yapan.

Dün 150 civarında taraftar vardı, Fenerbahçe için gırtlak patlatan, desteğini esirgemeyen... Türkiye'de kalan bir çoğumuzda her gidemediğimiz deplasmandaki gibi orada olamamanın burukluğunu yaşadık belki...

Hani diyoruz ya: Orda burda şurdadır / Şurda burda ordadır / FENERBAHÇE NERDEYSE / TARAFTARI ORDADIR.

Belki binlerce Fenerbahçeli yoktu dün tribünlerde ama yine doldu bize ayrılan kısım... VE Tabii
Fenerbahçeliler oradayken, dili, dini, ırkı fark etmez poliste orada olmalıydı... Rumen Polisi de oradaydı, epey yüklü ve öfkeli gelmişler anlayacağımız. Gazetelerden okuduğumuz kadarıyla maç önceside taraftarımıza ufak çaplı bir sataşma olmuş Vaslui taraftarınca ancak polis oraya geç gelmiş... Neyseki olaylar büyümemiş.

Dakika 34'ü gösterdiğinde çoştu Fenerbahçe tribünleri, Rumen televizyonu da yer verdi görüntülere... Meşaleler yakıldı, İstanbul ve Fenerbahçe sesleri yükseldi tribünlerden. Bir ara kameralar sahaya döndü, tekrar deplase tribününü gösterdiğinde bir karşıklık gördük, bir çok kişi öksürüyordu; hepimizin aklına o an şu gelmiştir: " Yine biber gazı sıkıyorlar". Çağlayan'da, Köprü'de, Kadıköy'de, her yerde karşımıza çıkmamış gibi bu seferde Romanya'da ki taraftarımızın karşısına çıkmıştı.

Üstelik 2 taraftarımız da göz altına alınmış. Neden alınmış, niye alınmış belirsiz. Çok merak ediyorum, yabancı bir ülkede,hiç bilmedikleri bir şehir ve stadta, üstelik kendilerine ayrılan -taş çatlasın 300 m2- kapalı bir alanda göz altına alınacak kadar büyük ne suç işlediler?? !!!

Maalesef  bu olaydan şunu anlıyoruz ki A.C.A.B, her yerde A.C.A.B... Ülkeler değişiyor, soluk mavi gömleklilerin muameleleri hep aynı. Söz konusu  taraftar olunca (özellikle Fenerhabçe taraftarı), nedense amirlerin, hep çekinmeden kullanabilecekleri yetkileri geliyor akıllarına ve bunu keyfi bir şekilde, dayanağı olmayan sebepler yüzünden fütürsuzca da kullanıyorlar sağ olsunlar. Dün Romanya'daki takımımızı yalnız bırakmamak için orada olan taraftarımızı, evlerinde hissettirdikleri için teşekkür ederiz Rumen Polisi'ne...

Son olarakta, "Her Cefayı Çektik ama Seni Yalnız Bırakmadık" pankartı da sanki yaşananların bir imzası gibiydi.

TEŞEKKÜRLER FENERBAHÇE ve ONUN CEFAKAR TARAFTARI...

2 Ağu 2012

Fener Güm Güm Güm !!! (Fenerbahçe- Vaslui)

Ve sonunda hasret bitti.

Çubuklular sahaya indi.

Çoşku vardı, özlem vardı, HABABAM vardı...
Dün Okul Açık okuldan kaçmış maça gelmişti. Karton şapkalarla, bir efsaneyi ait olduğu yerde; Fenerbahçe tribünlerinde andılar. Ve çok net bir mesaj verdiler: "Hababam Ruhuyla"

Okul Açık dün akşam yine kitabın tam ortasından konuştu. 

Maç bitişini beklemeyip stadı terkedenlere, 90 dakika sadece ıslıklamaya ve ya alkışlamaya gelenlere, tribünlere Fenerbahçe yorumculuğu için değil 90 dakika susmaksızın takımı ateşlemeye gelinmesi gerektiğini hatırlattılar...

Bize bu Fener sevgisini aşıladıkları için ne kadar minnettar olsak azdır; Rıfat Ilgaz'a, Münir Özkul'a, Kemal Sunal'a, Halit Akçatepe'ye ...








--------

Saha içine bakarsak eğer,

Takımın alışması ve maç temposunu yakalaması için epey bir zaman var gibi görünüyor. Eskisi gibi olmak için yeterli süre de var zaten.

Yeni transferlere gelince; Kuyt ve Egemen, Fenerbahçe'nin birliğine ve beraberliğine hemen uyum sağlamış. Diğerleri için bence daha zaman var sabredersek, herkes kendini bulur ve herkes bir bütünün parçası olur.

Bunların dışında,

Fenerbahçe'nin süperstarlara ihtiyacı yok açık ve net! Ruhunu ortaya koyan, sahada adım atmadık yer bırakmayan her sporcu, Fenerbahçe için yeterince mücadele etmiş demektir. Hele ki , sahada Fenerbahçe için mücadele edip savaşan "Fenerbahçeli" futbolcular varken - ve onların başında "Kocaman" ruhuyla Fenerbahçe'yi yaşayan bir "Adam" varken, milyon dolarlar harcanarak getirilecek bir süper yıldızın dengeleri bozacağı gibi, o ruhu da öldüreceği kanaatindeyim.

Son olarak; Maç önemliydi, skor önemsiz. 

Tribünler ve sahadakiler üzerlerine düşeni yaptığı sürece, Fenerbahçe'nin sırtı asla yere gelmez, FENERBAHÇE YIKILMAZ.

Hababam Güm Güm Güm!

31 Tem 2012

Hasret Bitiyor... Fener'in Maçı Var!

12 Mayıs 2012'den bu yana tam 2 ay 18 gün olmuş; Fener'i sahada görmeyeli.

12 Mayıs...

O günden sonra ne oldu peki? Ne değişti?

O gece Kadıköy'de yaşananlar neyi değiştirdi?

- Hiç bir şeyi. Sadece biz daha fazla özledik.

Bunun dışında ise;

O gece yaşanan Polis dehşeti, bir çok suçsuz ve üstüne üstlük bazısı Fenerbahçeli olmayan bir çok insanın tam 70 gününü çaldı (Sadece tutuklu yargılananlar değil, tutuksuz yargılananlar da bu eziyeti yakından hissettiler). Sonunda Tribünler, Polise karşı mahkemede bir zafer kazandı ama bu Hasan ve Bilal 'in kaybettiği 2 ay 10 gününe karşılık gelmiyor maalesef, sirenli otomobilde darp edilip, elinde sigara söndürülen Mustafa'nın acısını dindirmiyor.

Ama geçti, gitti, bitti.... Bilmiyoruz.

Aziz Yıldırım her ne kadar Polis'in taraftara karşı olan tutumunu eleştirsede, soluk mavi gömleklilerin stadlardan bir an evvel ayrılması gerekiyor. Aksi taktirde ağır tahrik oluşturan durumlarda her zaman üzerine düşeni yapıyor Çevik Kuvvet.

Örneğin; Okul Açık'ın sahaya açılan kapısını demir çubuklarla açarak, nedensiz yere taraftara gaz sıkarak gerilimin ateşini körüklerken, İstanbul'un başka bir köşesinde sarıya kırmızı olarak cevap veriyor; itaatkar bir şekilde.

Neyse,bu konu uzar gider. (asıl amacım yeni sezonla ilgili bir kaç kelam etmekti, tutamadım kendimi kusura bakmayın.:)

Konuya dönelim.

Yarın Fener sahaya çıkıyor, yeni sezon başlıyor...

Yeni sezon, yeni tribünsel hareketler, enfes goller, kareografiler, havaya kalkan yumruklar...

Hasret bitiyor, sevdamızla buluşuyoruz.

Yarın, stad içinde ilk omuz omuzamızı da yapıyoruz.

5 Maçlık cezadan önce son görüş olacak Saraçoğlu'nda. bu yüzden çok yoğun bir ilgili olması muhtemel.Yeni transferleri ilk önce izlemek için büyük fırsat, üstelik  rakipte nispeten zayıf, ama tur garanti değil.

Başkanın özgürlüğünün de hem tribünlere hem de sahaya yansıyacağı aşikar ; geçen senenin hırsına, azmine, birlik ve beraberliğine çok şeyler katılacaktır kesinlikle.

Bu seneye dair şu notu da düşmeden olmaz, bu sene tüm tribün grupları Okul Açık'ta toplanacak. Umarım herkes için hayırlı,kazasız belasız,sıkıntısız bir tribün olur.

Umarım her vurduğumuz gol olur.

Vamos Fener. Amin.