10 Eyl 2012

Bitlis'te Bir Fenerbahçe Köprüsü

Fotoğraf Anadolu Ajansı'ndan... Bitlis Hizan'a bağlı Sarıtaş köyünde yaşayan bir grup taraftar, köyün girişinde bulanan köprünün demir korkuluklarını böyle boyamış. Köprüye de "Fenerbahçe köprüsü" adını vermişler. 



Alıntı: Petit'in Yeri

31 Ağu 2012

Rakiplerimiz Belli Oldu

UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu.

C Grubunda; Fransa'nın Marsilya, Almanya'nın Borussia Mönchengladbach ve Güney Kıbrıs'ın Ael Limassol takımlarıyla eşleşti.

Birbirinden çekişmeli geçeceğini umduğum maçlardan en tehlikelisi Fenerbahçe - Limasol ve Limasol - Fenerbahçe maçları olacaktır. Nedeni ise zaten hali hazırda hem Güney Kıbrıs'ta hem de Türkiye'de durmak bilmeyen şovenizm furyası. Hal böyle iken, gereksiz hareketlerin ve aşağılayıcı söylemlerin tribünlere yansımaması çok uzak ihtimal. Umarım her iki taraftarda inanılmaz bir sağ duyu gösterir ve bu iki maçta da futbolun doğasına kara leke sürülmez.

Marsilya ve Borussia Mönchengladbach, maçları ise futbolun adaletini göreceğimiz maçlar olacağını düşünüyorum. Fenerbahçe, Marsilya ve B.Mönchengladbach birbirlerine oldukça denk ve iç sahada rakiplere aman vermeyen performanslara sahip takımlar.

Şuan kulübün içinde yaşanan sıkıntı sürecin Avrupa macerası başlamadan sonlanmasını ve UEFA Avrupa Ligi'nde çok başarılı bir sezon geçirmemizi umut ediyorum.

Fenerbahçe'mizin yolu açık olsun.


UEFA Avrupa Ligi Grupları: 



30 Ağu 2012

Fenerbahçe - Spartak Moskova Maçı Hakkında

Elendik... Olsun elenelim...

Yeter ki sahaya yüreğini koyan çubuklular olsun.

Aslında dün o da yoktu; sahaya isteği, arzuyu yansıtacak çubukluları aradı gözlerimiz. İlk yarı "yeter" dedirtti oynanan futbol. İkinci yarı ise istek vardı ama yine "Ruh" yoktu sahada.

Bunlar her zaman olur. Bir takım şampiyonluğa oynarken, ertesi sene kümede kalma savaşı verebiliyor.

Amaaaaa...

Hayatını Fenerbahçe'ye adamış insanları fütursuzca eleştirmek, eleştirisini ağır hakaretler ile süslemek, taraftar kisvesine bürünmüş gündelik futbol seyircisinin bir alışkanlığı oldu. Gerçi herkesin şoför, bakan hatta başbakan, eleştirmen, köşe yazarı, yorumcu olduğu bir ülkede bunun olmaması imkansız.

Aykut Hoca da Selçuk Şahin de hayatlarının orta yerine koymuş Fenerbahçe'yi.

Selçuk Şahin boş mukaveleye imza atabilecek kadar gönül vermiş bu takıma. Çok kötü oynadığı maçta Galatasaray'a metrelerce uzaktan attığı golde deli gibi sevinenler, iki-üç-beş pas hatası yaptı diye onu yerin dibine sokmakta bir sakınca görmüyorlar.

Galibiyet Fenerbahçe'nin galibiyeti olurken, mağlubiyet neden futbolcuların oluyor! Mağlubiyette galibiyette Fenerbahçe'nin.

Aykut Kocaman'a gelince geçen sezon takımının en önünde onur mücadelesi veren Kocaman Yürekli adam, bu sene elinden geleni yapamıyor olsa da 5 maçlık kötü sonucun, rakibe giden kupanın, Şampiyonlar Ligin'den elenmenin  tek mimarı değildir. Gündelik taraftar (ki bunlar kulübün müşterileri) alay ederek, küfrederek, bu insana değil kendilerine yazık ediyorlar. Vefa gösterilmesi gerekirken böyle bir utanca sebebiyet vermeleri aslında ne kadar cefakar taraftar olamadıklarının bir göstergesi.

Kimse eleştirilmesin demiyorum ancak eleştirirken kutsal olan armaya ve onun gölgesinde armaya hizmet eden adamlara biraz daha saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum.

Son söz ise Dirk Kuyt'a...

Yenilgide, galibiyette, beraberlikte, iyi oyunda, kötü oyunda sonuç ne olursa olsun her maçın sonunda taraftarı alkışlayarak ne kadar da bu formaya yakışır olduğunu gösteriyorsun. Fenerbahçe'nin senin gibi ADAMlara ihtiyacı var. Helal olsun.

Dirk Kuyt • Kadıköy Oto Sanayi • Working Class Hero
Okul Açık C Blok • Vamos Bien 

15 Ağu 2012

Biber gazının etkisi yoktur sadece biraz mayhoş bir tadı vardır!

İdris Naim Şahin, biber gazının doğal ve kalite belgeli olduğunu söylüyor. OC Gazı'nın insan üzerinde bir etkisi yoktur diyor. Bizimde zaten adına bir itirazımız yok. OC'nin Gazı en nihayetinde.  CS Gazı ise uygun ellerde adeta bir şahesere dönüşebilirmiş gibi konuşuyor ve ölüm yok diyor. Bende Hopa'yı gösteriyorum.

Biber gazı ve ya adı her ne ise, insan üzerinden kalıcı bir etkisi olmadığı için mi, bu kadar orantısız kullanılıyor, bilinmez ama biz şu fotoğraflar ile çok yakın geçmişimizi ve insan üzerindeki etkilerini hatırlayalım.


Tribüne sıkılan biber gazından sonra bir taraftar arkadaşları yardımıyla dışarı taşınıyor.
Astım hastası bir başka taraftar

Saha içerisinde 5-6 polis tarafından dövülen taraftar biber gazının içerisinde baygın.
Bir bayan taraftar, biber gazının yakıcı etkisiyle, yüzünü serin mermere dayıyor.
Çocuklar yoğun gazdan dolayı perişan bir vaziyette
OC, gazı sıkıyor!

Tüm bu olanlardan sonra gazın kalıcı fizyolojik etkisi olsa ne olur. Şiddet ile psikolojik sorunlar yarattıktan sonra!!!





Elazığspor-Fenerbahçe Maçı / Bilet Meselesi

An itibariyle Elazığspor - Fenerbahçe maçı biletleri 30-60 TL arası revize edilmiş. Bu da gösteriyor ki; Anadolu Kulüpleri nakit ihtiyaclarını Fenerbahçe Taraflarından çıkarabileceklerini düşünerek hep aynı hatayı yapıyorlar. Bu düşünce yapısıyla, bugün yaptığımız gibi, bizlerin ve kulubümüzün mücadelesi ileride doğacak yeni sıkıntılara önlem olabilir.

205 TL'lik bilet fiyatlarından bir kaç saatte 30-60 TL gibi bir rakama düşerek Fenerbahçe Taraftarını rant kapısı olarak görenler; yine Fenerbahçe'nin ne kadar büyük bir camia oldugunu anlamış olacaklar ki yaptıkları bu sömürüyü, utanarak düzeltmeye çalışmışlardır.

Kimse taraftarın elinden takımını tribünde destekleme hakkını böyle ucuz sebepler ile elinden alamaz.

"Tribünler daima taraftarındır!"